ZAMANI GELDİ
Kendimle konuşmak ne kadar da zor geliyor artık. Çok uzun süredir ruhum akılcı bir kilidin altında. Ve artık hür bırak beni diye haykırıyor. Fakat ben buna engel olmaya çalışıyorum. Kendimden ve gerçekliğimden ne kadar uzakta yaşarsam o kadar huzurlu olabileceğim kanaatindeyim. Evet huzur konusunda bu tasarladığım yaşam biçiminin kullanışlı olduğunu söyleyebilirim. Ama artık vücudum ve benliğim buna dayanmıyor. Artık kendimi uyuşturamıyorum. Ve kilit kırılmak üzere. Biliyorum ki o kilit kırıldığında, ruhumla birlikte içeride beklemekte olan bin bir türlü ifrit ve karanlık beynimin dört bir yanına saçılacak. Bunun ağırlığı beni korkutmuyor değil. Zamanında yaptığım bu akılcı seçimin faturası ise muhtemelen şu an tahmin ettiğimden daha ağır olacak. Ama dediğim gibi artık böyle olmaya yani var-oluyormuş gibi yapmaya daha fazla dayanamayacağım. Araf'ta başıboş bir şekilde ufku arayarak kendimi tüketmektense, ifritin ve karanlığın bana yolu göstermesini tercih ederim. Her ne kadar gerçeğin bedeli acıyla ve gözyaşıyla ödenecek olsa da. Zamanı geldi...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder